(02)”Kendi Kendine Dil Öğrenimi” – Kaynak Seçimi

“Kendi kendine yabancı dil öğrenimi” rehberinde bugünkü konumuz kaynak seçimi. Kaynak seçimi derken aslında “Coursebook”ları yani yabancı dil öğreten kitapları kastediyorum. Ancak kitap kelimesini özellikle kullanmadım çünkü önemli bulduğum 3 kitabın yanı sıra “temel kaynak” olarak kullanabileceğiniz bir web sitesinden de bahsedeceğim bugün. Bu arada, bu yazıdan daha çok faydalanmak için “Uygulamalar ile Dil Öğrenilir mi?” adlı yazıyı okursanız çok iyi olur.  Yoksa anlatacaklarım biraz havada kalabilir.

İşimiz Kolay, Dil Öğrenmek İçin Çok Kaynak Var

Aslında işimiz o kadar da kolay değil. Çok kaynak olması kulağa hoş geliyor olabilir ancak aynı anda birçok kaynak kullanmak ilerleyen zamanlarda sorun oluyor. Elbette dil öğrenirken birçok kaynaktan faydalanacağız ama seçeceğimiz bir kitap ya da web sitesi bizim “temel kaynağımız” olacak. O kaynağa baştan sona hâkim olacağız. İçini dışını bileceğiz. Hangi sayfada hangi kelime geçiyor bileceksiniz ( Tamam, son cümle abartılı oldu ama siz yine de bu “temel kaynağa” mümkün olduğunca çok çalışın).

Bu “Temel Kaynak” Dil Öğreniminde Neden Bu Kadar Önemli?

Bu sorunun cevabı bu yazının sınırlarını aşıyor, ayrı bir yazı yazmak lazım cevaplamak için. Ancak benim için en önemli noktayı belirteyim. Yabancı bir dil öğrenmeye başladığınız ilk günleri düşünün. İnanılmaz keyiflidir. Her gün yeni bir kelime, her gün yeni bir bilgi… İlerleme kaydedip kaydetmediğinizi hiç sorgulamazsınız. Zaten ne gerek var ki sorgulamaya, ne güzel öğreniyorsunuz işte.

Ancak bir noktadan sonra ilerleme kaydedip kaydedemediğinizi ölçemezsiniz. Hala öğreniyor musunuz yoksa yerinizde mi sayıyorsunuz? İşte bu noktada seçtiğiniz kaynak devreye giriyor. Çalıştığınız “temel kaynak”ta sayfalar ilerliyorsa hiçbir şey düşünmenize gerek yok, ilerliyorsunuz demektir. Geçen hafta 7. Üniteyi çalışırken bu hafta 8. Üniteyi çalışıyorsanız gönlünüz rahat olsun. İlerleyip ilerlemediğinizi düşünmeyin, çalışmanıza devam edin.

Bu arada bir küçük not ekleyeyim buraya. Dil öğrenirken seviyeniz ilerledikçe bir noktadan sonra öğrenilecek daha ne kadar çok şey olduğunu fark edersiniz ve biraz moraliniz bozulur. “Bunca şey öğrenilir mi hiç!” ya da “nasıl öğreneceğim ben bunları?” gibi düşünceler zihninizde dolaşmaya başlayabilir. Hemen rotayı başka tarafa çevirin ve o güne kadar öğrendiğiniz onca şeyi düşünün. Bu kadar öğrendiğinize göre devamı da gelecektir. İlk yazıda bolca vurgulamıştım, “devamlılık”, “sabır”, “motivasyon”… 

Peki, Yabancı Dil Öğrenirken Nasıl Kaynak Seçeceğiz?

Her şeyden önce sevdiğiniz, eğlenceli bulduğunuz bir kaynağı seçmelisiniz. Sıkıldığınız bir şeyden verim almanız çok zor olacaktır. Unutmayın, seçeceğiniz “temel kaynak” ile aylar belki yıllar geçireceksiniz. Ayrıca seçeceğiniz kaynağın güçlü ve zayıf yönlerini de bilmelisiniz. “Konuşma” ağırlık bir kitap mı istiyorsunuz yoksa “grammar” anlamında güçlü bir kitap mı lazım size? Bir kitap eşliğinde mi öğrenmek istiyorsunuz yoksa illa ki bir web sitesi mi olmalı? Bu sorularınıza en iyi cevabı veren kaynak kitap, sizin için daha verimli olacaktır.

Diğer bir önemli konu da kitabın seviyenize uygun olması. Eğer sıfırdan bir dil öğrenmeye başladıysanız zaten çok sorun yok. Temel kaynaklardan yola çıkacaksınız. Ancak bir seviyeye kadar öğrenip ara verdiyseniz dikkatli olun. Aradan uzun bir süre geçtiyse kaldığınız seviyeye göre kitaplar seçmeyin. Geçen zaman içerisinde illa ki körelmişsinizdir. Bir alt seviyedeki kitapları tarayıp eksikleri tespit etmek faydalı olabilir.

Ama Yabancı Dil Öğreten Kitaplar Çok Pahalı…

Evet, maalesef böyle bir durum söz konusu. Sizlere malum ortamlardan PDF indirin ya da gidin korsanını alın dememe imkan yok. Ancak kitapları nasıl ucuza bulduğumu size anlatabilirim. Şansınız yaver giderse siz de bu şekilde satın alabilirsiniz kaynaklarınızı. Olay şu… Benim bugün sizlere bahsedeceğim kitaplar Colloquial, Teach Yourself ve Assimil’in dil öğrenim kitapları. Örneğin, Portekizce öğrenmeye başlayacağım zaman https://www.nadirkitap.com ‘a gidip “Assimil Portuguese” diyerek arattım. Şansıma bir tane vardı ve fiyatı da çok uygundu. Tabii ki hemen aldım. Aynı şekilde “Teach Yourself Greek” kitabını da bulmuştum. 15 ya da 20 TL gibi bir şeydi.

Bu arada bu kitapların eski baskısını bulunca sakın almamazlık etmeyin. Aslında eski baskılar daha kaliteli. İçlerinde daha çok bilgi var. Malum modern hayat işte. Daha rahat tüketilsin diye zamanla içeriği azaltılmış bu kitapların. Ne kadar eski o kadar iyi diyebilirim. Eh, madem kitapların adından da bahsettik, teker teker incelemeye başlayalım o zaman. İngilizce öğrenenler ülkemizde rahatlıkla kaynak bulabiliyor ama başka dilleri öğrenenler için bu durum geçerli değil. O yüzden İngilizcenin yanı sıra diğer dilleri de öğreten kaynakları seçtim.

Colloquials ile Yabancı Dil Öğrenimi

Açılışı Colloquials serisi ile yapıyoruz. Onlarca dilde kitapları var, illa ki öğrenmek istediğiniz dilde bir kitap bulursunuz. Colloquials serisinin kitapları açıkçası grammar kısmına çok ağırlık veriyor. Haklı olarak hemen soracaksınız: “Kendi Kendine Dil Öğrenimi” rehberinin ilk yazısında grammar kısmına çok takılmaya gerek yok demiştin” diye. Doğru, dil öğrenirken ağırlıklı olarak grammar çalışmaya gerek yok. Bütün becerileri geliştirmek için zaman ayırmalıyız.

Ancak birkaç yıl önce Colloquials serisini satanlar ilginç bir değişiklik yaptı ve kitabın ses dosyalarını satmayı bıraktılar. Öğrenmek istediğiniz dilin sadece kitabını almanız yeterli, ses dosyalarına isteyen herkes internet sitelerinden ücretsiz ulaşabiliyor. Hatta unutmadan Colloquial English kitabının ses dosyalarına ulaşabileceğiniz linki buraya bırakayım.

Hatırlarsanız, grammar önceliğiniz olmasın ama sesler bizim için çok önemli demiştik. İleride detaylı bahsedeceğim Shadowing yöntemini uygulamak için bu kitap ideal. Ayrıca, sesleri zaten web sitesinden indirebiliyorsunuz, kitabı da yukarıda bahsettiğim gibi Nadir Kitap ya da benzeri bir sahaftan aldınız mı çok ucuza güzel bir kaynak edinmiş olursunuz.

“Ben bu kitabı sevmedim, grammar ağırlıklı olması hoşuma gitmedi” diyenleri gayet iyi anlıyorum. Hep dediğim gibi; sevdiğiniz kaynakları ve sevdiğiniz yöntemleri kullanmalısınız. Yine de kitabı sevmeyenler için şöyle bir tavsiye de bulanabilirim. Başka kaynak kullansanız bile Colloquials serisi elinizin altında bulunsun. En azından okuma metinlerinden yararlanırsınız.

Ayrıca birçok dilde serinin ikinci kitabı mevcut. İlk yazıda bahsettiğim bardak metaforunu hatırlarsanız; Colloquials serisi bardağınızı doldurmanız için size fazlasıyla malzeme sunuyor. Okuyun, dinleyin; yeniden okuyun yeniden dinleyin ve dil öğrenme bardağınızı doldurun. Son olarak Profesor Arguelles’in Colloquials serisini incelediği bir Youtube videosunu paylaşacağım. Profesor Arguelles kendi kendine dil öğrenimi konusunda inanılmaz başarılı bir isim. Onlarca dile üst düzeyde hâkim. Onun sayesinde öğrenmiştim Shadowing tekniğini zaten. Ben de yeri başkadır 🙂

Assimil ile Kendi Kendine Dil Öğrenimi

Geldik Assimil serisine.. Baştan söyleyeyim, kendi kendine dil öğrenimi konusunda benim açık ara favorim Assimil kitapları. Diğer kitaplardan çok farklı bir tarzı var. Ünitenin hemen başında bir diyalog veriyor ve dersin devamı bu diyalog üzerinden ilerliyor. Colloquials serisinin tersine grammar konularına çok az değiniyor. Ağırlıklı olarak öğrendiğiniz dilde konuşma becerinizi geliştirmeyi amaçlıyor. Zaten ben de en çok bu nedenden dolayı seviyorum Assimil kitaplarını.

Bir de “First Wave” ve “Second Wave” diye ilginç bir olayı var Assimil’in. İlk 50 ünite “First Wave”, ikinci 50 ünite “Second Wave” için kullanılıyor. Genelde kitapta 100 ünite oluyor ve 50. Üniteye geldiğinizde yeniden 1. Üniteye dönüp tekrar etmeniz isteniyor. 51. Üniteye gelince de 2. Üniteye gidip tekrar ediyorsunuz. Bu sistem son üniteye kadar böyle devam ediyor. Assimil’in nasıl kullanılacağını anlatmak için detaylı bir yazı yazmayı da düşünüyorum. Ancak senin yazını bekleyecek zamanım yok diyenler için bir Youtube videosu bırakacağım. Birisi güzel güzel anlatmış kitabın nasıl kullanılacağını.

Bu arada hoşuma giden diğer bir özelliği de Assimil’in kitaplarına uygulama üzerinden de ulaşabiliyor olmamız. Assimil’in her zaman yanımda, cep telefonumda olmasını seviyorum. Böylelikle devamlı çalışma imkanım oluyor. Ama maalesef pahalı. Fiyatlar Euro üzerinden olduğu için devamlı değişiyor. Yaklaşık 30-40 euro’yu gözden çıkarmanız lazım uygulamayı almak için. Bu ücreti bir kere ödüyorsunuz, aylık ya da yıllık kullanım bedeli değil.

Bu kaynakla ilgili son olarak eklemem gereken bir durum daha var. Assimil bir Fransız firması. Yaklaşık 100 dilde hizmet veriyor ama bu dillerin çoğunu Fransızca üzerinden öğretiyor. “Ben İngilizce biliyorum, Assimil ile bu 100 dilin hepsini öğrenebilir miyim?” derseniz, sorunuza olumsuz cevap vermek zorunda kalırım. Ama üzülmeyin, popüler dillerin çoğunda İngilizce üzerinden hizmet veriyorlar. 

Teach Yourself ile Kendi Kendine Dil Öğrenimi

Teach Yourself serisini kısaca özetlemem gerekirse Colloquials ile Assimil arasında derim. Ne Colloquials kadar grammar yoğunluğu var ne de Assimil kadar günlük dile ağırlık veriyor, arada bir yerlerde işte.

Colloquials serisinde konular bir anda zorlaşabiliyor. Bu anlamda Teach Yourself’in daha dengeli olduğunu söyleyebilirim. Ama yine de dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Dil öğreten bu kaynaklar her dilde aynı derecede başarılı olmayabiliyor. Kaynak seçerken bu bilgiyi de göz önünde bulundurun ve araştırmanızı ona göre yapın. Bu arada kitabın içeriğini daha iyi görmeniz için bir Youtube videosu paylaşıyorum.

Teach Yourself serisini sıklıkla kullananlardan ve kendi kendine dil öğrenimi konusunda usta isimlerden biri de Moses McCormick. Onlarca dilde iletişim kurabiliyor Moses. Kendisinin Teach Yourself ve Assimil serisini karşılaştırdığı bir videosu var. Video sayesinde bu kitaplar hakkında daha çok bilgi sahibi olacağınızı düşünüyorum. Gerçi bazen sırf motivasyonumu arttırmak için de Moses’ın videolarını izliyorum. Yoldan geçen insanları çevirip adını bile duymadığım dilleri konuşuyor 🙂 Neredeyse 50 farklı dilde videosu var…

“Innovative Languages – POD101” ile Yabancı Dil Öğrenimi

Son kaynağımız “ben kitaptan çalışmak istemiyorum, dil öğrenebileceğimiz bir internet sitesi ya da uygulama yok mu?” diyenler için. Innovative Language adlı web sitesine girerek 50’den fazla dili öğrenmeniz mümkün. Bu arada firmanın adı Innovative Language ama bir dili öğrenmeye başladığınızda POD101 oluyor adı. Örneğin Portekizce öğrenmeye karar verirseniz web sitesi sizi PortuguesePod101 adlı siteye yönlendiriyor. Uygulamalarına ulaşmak isterseniz “Innovative” kelimesini kullanarak arama yapın, POD101 diye arattığınızda çıkmıyor.

Bu sitenin güzelliği öğreneceğiniz dilde inanılmaz sayıda materyal sağlaması. Siz yeter ki öğrenmek isteyin. Hem çok sayıda bölüm var hem de bütün okuma metinlerinin ses dosyalarına ulaşmanız mümkün. Sadece podcast gibi dinleyebileceğiniz dersler olduğu gibi video ile anlatımlar da mevcut.    

Ancak bu kadar çok dersin aynı platformda olması bazen sorunlara yola açabiliyor. Çünkü bu sitenin sistematik bir sıralaması yok. Yani bu 1. Ünite, bu da 2. Ünite filan demiyor. Hangi dersi işleyeceğinize sizin karar vermeniz gerekiyor. Bu karışıklıktan kurtulmak için benim tavsiyem “Season 1” ya da “Season 2” yazan dersleri “Beginner” seviyesinden başlayarak takip etmeniz. Sonrasında “intermediate”, daha sonrada “advance” seviyedeki dersleri alırsınız. Yani hedefiniz “season” yazan bütün dersleri sırasıyla bitirmek. Zamanınız kalırsa ya da daha çok çalışmak isterseniz diğer bölümlerdeki derslere de bakabilirsiniz tabii ki. Örneğin “Video” bölümündeki “listening” çalışmaları gayet başarılı bence.

Bir diğer husus ise sitenin fiyat politikası. Biraz dengesizler bu konuda. Kime hangi fiyatı tutturabilirlerse. İlk başta bir hafta ücretsiz kullanma imkanı sunuyor. Sonrasında maalesef devamlı üye olmanız için email atıyor. Ve devamlı farklı fiyatlar söylüyor. Web sitesini değil de sadece uygulamasını kullanırsanız daha ucuza geliyor, aklınızda olsun.

“Kendine Kendine Dil Öğrenimi” için Başka Kaynak Tavsiyen Var mı?

İnternette biraz araştırma yaptığınızda, karşınıza benim bahsettiğim kaynakların dışında da birçok seçenek çıkıyor. Hatta Udemy, Coursera ve EDX gibi platformlardan bile dil eğitimi alabiliyorsunuz. Ancak fark etmişsinizdir, hepsinin güçlü ve zayıf yanları var. İyi bir değerlendirme yapmanız lazım. En başta belirttiğim gibi, içlerinden en çok hoşunuza gideni kullanın. Seçtiğiniz kaynağın zayıf yönlerini ise başka kaynaklar sayesinde telafi edin. Mesela seçtiğiniz kitap bir grammar konusunu iyi anlatamıyor mu? İnternetten konuyu araştırabilirsiniz ya da takıldığınız konuyla ilgili Youtube videolarını izleyebilirsiniz. 

Bu yazının da sonuna geldik. Bir sonraki yazı “dinleme” becerisiyle ilgili olacak. Dil öğrenirken devamlı radyo ya da podcast dinlememiz gerektiği söyleniyor. Tamam da, bu dinleme çalışmalarını nasıl yapmamız gerek? İşte, biraz bu konuya değinmek istiyorum. Her zaman olduğu gibi dil öğrenimiyle ilgili aklınıza takılanları instagram üzerinden ya da blog vasıtasıyla bana iletebilirsiniz. Bu arada iki yazıyı da sonuna kadar okuduysanız gerçekten tebrik ederim. Demek ki dil öğrenmek için gerçekten motivasyonunuz var. Kaynağınızı seçip bir an önce dil öğrenmeye başlayın 🙂 Sevgiyle kalın…

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.